Görüş ve Öneriler
Önsöz
1945 Yılı. İkinci dünya savaşı sona erdi. Fransız lisesini zorluklar içinde bitirebildim. Parasal durum sıfır. Onyedi yaşında, yabancı mümessillik şirketinde, seksen lira aylık maaşla iş hayatına atıldım.
Üç yıl geçti. Önce Ankara Yedek Subay Okulu, sonra Polatlı Topçu Okulunda Tercüman Asteğmen. Askerlik bitti. İsveç'ten Volvo kamyonları ithal eden başka bir şirkette 150 lira maaşla daktilo-muhaberat memuru.
İş hayatında başarılı olmak için bilgimin yeterli olmadığını anladım. Eksiğimi yurt dışında tamamlamak, bir sabit fikir haline geldi. Tanıştığım İsveç Başkonsolosu yardımcı oldu. 1951 Mart ayında İsveç'in Motala Verkstad fabrikasında kaynak işçisi, sonra da Stocholm'da Ventilator AB fabrikasında teknik ressam olarak çalıştım.
Kısıtlı teknik bilgi yanında, asıl kazancım İsveç'te edindiğim dostlar oldu. Sosyal Demokrat Partinin Gençlik kolu üyeleriyle hayat boyu süren ilişkilerim sayesinde, liberal ve üretken ekonomi ile sosyal demokrasinin ince ayarlı ilişkilerini anlamaya çalıştım. Geçen asrın başında açlıktan kıvranan, halkın dörtte birini Amerika'ya göç veren bir ülkenin, asrın ortalarından sonra akıllı Sosyal Demokrat yönetim sayesinde, dünyamım en zengin ülkeleri arasına girişini heyecan ve gıpta ile izledim.
Geçmiş yarım asır boyunca, yanlış insanlar tarafından çok kötü yönetilen ülkemin kaçırdığı fırsatları gördükçe zaman zaman umutsuzluğa kapıldım. Ancak, mücadeleye ara vermedim. Yokuş yukarı, yılmadan, yorulmadan bildiğim doğruları fırsat buldukça medyada, konferanslarda dile getirdim. Bir arpa boyu yol gitmiş olsamda, vicdanen müsterihim. Elimden geleni yaptım. İnsanların önyargılarını kırmanın, çoğu zaman ölüyü diriltmekten daha zor olduğu neticesine vardım.
Tekrar başa dönelim. İsveç'ten dönüşüm 1954 yılı Ocak ayı. ısıtma ve klima tesisat işleri yapmaya hedefledim. Teknik bilgisi olan, diplomalı biri ile birlikte daha hızlı yol alacağımızı düşündüm. Müşterek bir dostumuz, Carrier mümessili Tokar şirketinde çalışan genç mühendis Üzeyir Garih'le beni tanıştırdı. Teklifimi yaptım. Düşündü ve Kabul etti. Eşit şartlarda ortak olduk. Yirmibin lira sermayeli Alarko Kollektif Şirketini kurduk. Elele yola çıktık.
Sevgili ortağım, hayat yoldaşım Üzeyir Garih'le birlikteliğimiz yakında yarım asrı dolduracak. Geriye bakınca, sıkıntıların sisler arasında kaybolduğunu, sadece mutlu anların öne çıktığı ışıltılı bir tablo görünüm. Çok farklı yapıda iki insanız. Bu farklılık sayesinde, artılarımız diğerinin eksilerini dengeledi. Bir artı birden, ikinin çok üstünde, zamanla binleri ve milyonları birlikte yarattık.
Hep farklı düşünmeye çalıştık. Olaylara farklı açılardan bakarak birden çok çözüm ürettikten sonra, en mantıklı yolda birleştik. Karşılıklı saygıyı, en ön planda tuttuk. Yüksek sesli bir tartışmamız dahi olmadı. Bugün 7.000'i aşkın insanın bir çatı altında güvenle çalıştığı bir büyük aileyiz.
Karakterlerimiz çok farklı ise de, inançlarımız ve yaşam felsefemiz tamamen aynı esaslara dayanıyor. Parasal imkanlara sahip olmayı gerekli, ancak yeterli olmayan bir hedef olarak belirledik. Türkiye'nin en büyük ve en zengin şirketleri arasında olma yerine, en saygın ve en ciddi ilk üç şirket arasında yer almayı tercih ettik. Hiç olmazsa bu mevzuda başardığımıza inanıyorum. Aynı felsefeyi özümsemiş, en fazla bizler kadar başarılı bir genç profesyonel yönetim kadrosuna bayrağı devrederken, bizlerden sonra da gelişmeye devam edecek Alarko'nun ölümsüz olmasını diliyorum.
Alarko'yu büyütürken, toplumsal sorumluluklarımızı da gözardı etmedik. Ülkenin sorunlarına ilgi duyma ve çözüm üretme yolunda, her ikimiz de, imkanlarımız elverdikçe faydalı olmaya çalıştık.
Elinizdeki kitap, son yirmi yıl boyunca medya'da ve "Bizim Dünyamız"da yer alan yazılarımın kısmi bie derlemesidir. Yaşam boyunca okuduğum sayısız kitaplardan alıntı birçok felsefe kırıntısınıda çeriyor. Sıkılmadan, arada bir göz atarak okuma fıratı bulursanız, çabalarım boşa gitmemiş olur.
İshak Alaton
Ekim 2000
İçindekiler
Bölüm 1 - GENÇLERE ÖNERİLER
Hayatınızı Planladınız mı?
Başarının Yol Haritası
Sermayeniz Bilgi
Takım Çalışması
Bölüm 2 - DÜŞÜNCELER
Hayal ve Hakikat
Temiz ve Saygın Toplum
Üçüncü Dalgaya Beş Var
Kaybolan Zamana Bakarken
Hayatın Zenginliği
Türk Azınlık
Günümüz Türkiye'sinde Yahudi Olmak
Varlık Vergisi Faciası
Lüzumsuz Olabilmek
İnsanları Motive Etmek
Bölüm 3 - SOSYAL DEMOKRASİ VE KAPİTALİZM
Bir Sanayicinin Sosyal Demokrasiye Bakışı
Üretken Sosyal Demokrasi
Türk Solu Yol Ayrımında
Emek İle Sermaye El Ele
Dünyada ve Türkiye'de Kapitalizm Nereye Gidiyor?
Çağdaş Solcu Olmak Göründüğü Kadar Kolay Değil
Bölüm 4 - TÜRKİYE'NİN SORUNLARI
Dostane Bir Eleştiri
O Kafa Değişmeli
Demokratik Bir Anayasa İstiyorum
Zihinsel Devrim Şart
Düşünen Dostlara Çağrı
Ülkede Bütünleşme
Geleceği Düşünelim
Türkiye'de Zenginleşme Stratejileri
2000'li Yıllarda Olimpiyatlar
Bir DoğuyaYatırım Öyküsü
Bölüm 5 - EKONOMİ
Aklımızın Ambargoları
Özel Girişimcilik
Değişime Direnenlere Çağrı
Bağımsızlık Saplantısı
Devletler Ekonomileri Kadar Güçlüdür
KİT'ler Milletin Malı mı?
Üretken Kadın
Germinal'den Zonguldak'a
Wall Street'ten Türkiye'ye Bakış
Vatan Haini Demeden Önce Oturup Düşünelim mi?
Bölüm 6 - ULUSLARARASI İLİŞKİLER
Şu Zoraki "Konsolosluk" Hadisesi
Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa'da İş Birliği Olanakları
Bölüm 7 - SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
Bireyi Devlete Karşı Savunana Ombudsman Kurumu
Düm'leri Çoğaltalım
Bölüm 8 - GIDA ENDÜSTRİSİ
Kömürden Somon Balığına
Kültür Balıkçılığı
Bölüm 9 - BASINDAN ALINTILAR
Bölüm 10 - ALBÜM